Hala hastanedeyiz yani en azndan annem.Testler yapıldıkça yeni şeyler çıkıyor onlar yapıldıkça farklı ve daha kötü seneryolar ortaya dökülüyor annemse bu ayki dekorasyon dergilerini ezberlemekten dert yanıyor.Çekinmese hastane odasının şeklini değiştirecek.Annemin hastalığı romatoid artrit.18 yıldır annemle.31 yaşında annem yakalandı bu hastalığa aslında toplum da romatizma diyip geçilen bir hastalık ancak o kadar çeşit ve cinsi var ki her hastanın hemen hemen farklı bölgelere vuruyor hastalık.Annem iyileşemeyen ksısımda bu nedenle de aldığı ilaçlar çok ağır ve organlarını artık (çoktandır aslında) zarara uğratıyor.Yine de buna da şükür diyoruz.Soran mail atan yorum yapan herkese çok teşekkür ediyorum bu arada.Neyse burada hastalıktan bahsetmek çok hoşuma gitmiyo o nedenle hop konuyu biraz farklı bir yere çekeyim...
Gerek hastanedeyken gerekse dışarda bu 1 hafta çok gözlemde bulundum dertlerimiz hakkında.Senin ki dert mi bende neler var diyerek başkalarının sıkıntılarını aşağılama eğilimi içindeyiz sanki.Sanki en büyük sorun dert bizim diğerlerinin ki çok minik küçücük kalıyor bizimkilerin yanında.Herkes yakınıyor herkes canının kalbinin acıdığını söylüyor ama bir yandan da diğerinin derdini küçümsüyor.Aşık mı olmuş ya sen nelerle uğraşıyorsn benim başımda ne var diyoruz ya da bir güzel fırçalıyoruz karşımızdakini hayat sadece bundan ibaret değil gibi gibi cümleler kuruyoruz karşımızdakine sanki onun sıkıntısının onun içindeki yerini biliyo gibi...
ilginç.
ha bir de bazı insanlar var ki insanlıktan nasibini almamış mesela dersine giremeyip durumumu bildirdiğim (hiç bir zorunluluğum olmadığı halde;yasal hakkımı kullanmama laf söyleme densizliğini yapacağını bile bile ) hocalar!ne ilginç galiba bazı insanlar başlarına hiç bir şeyin gelmeyeceğini düşünüyor sanki hayat sadece onların dışındakilere vurabilir...
alsancak karşıyaka arası vapur sefası
-
bu hafta sonu çok güzeş geçti diye bilirim minik aşk,büyük aşk ve ben
alsancağa gidip yazın son günlerinde yayıla yayıla dolaştık tek tek
mağazaları gezip ...
2 hafta önce









