24 Şubat 2009 Salı

soğuk mu ne?


Dışarda çok kar var..Sabahın köründe kalktım..Ne giysem diye dolaba yapıştım resmen..Hayır ne giysem donucam belli..Donmamak için giysem çirkin olucam o da belii..Bu kış hiç kazak almadım..Saf mıyım neyim sanki Mıami de yaşıyordum a bi havalar bi asortikleşme..kızım halis mulis Ankara burası azıcık adamın yüzünü kesen soğuğu olan yer hani...Giy ince ince aldığın hırkaları şimdi nasıl da korur seni soğuktan oh mis mis..Sonra akşam dersin ayaklarım sızlıyo diye...Kara aşık biriyim ama hani artık azıcık birazcık ısınsaydı şu havalar yahu..
not;haydi bakalım şekerler..Gününüz güzel geçsin;yüzünüz bol bol gülsün bugün :)

23 Şubat 2009 Pazartesi

And the oscar goes to..

En beğendiğim kıyafetleri koyayım dedim;daha doğrusu bulabildiklerimi..
elbisenin üst kısmına bayıldım :)

En sevdiğim oyuncu olmasından mıdır nedir nasıl güzel gülmüş yaşına göre nasıl şık nasıl alımlı dimi:))
vuhuvvvv ayakkabılara bittim ben :) rengi modeli sadeliği herşeyiyle harika:))

Aslında bu elbiseyi pek beğenmedim ama Kate'in bende yeri ayrı olsun yinede güzel:))


ne hoş duruyor arkası

Vintage imiş..belli bence çok şık
ve bence felaket:
bu kadar mı kötü olabilir bir renk yüz uyumu..yahu ölü gibi kadın azıcık farklı bir renk ama olmaz ki böyle de yapılmaz ki..

Bir Türk Ailesinin Öyküsü


günaydııın :) dün arkadaşlarımın cannlarımın süper sürprizinden sonra hala şımarık bir ruh hali içindeyim sevdim bu hali :))

şimdii çok önceden bitirdiğim ama bir türlü buraya ekleyemediğim kitabı tavsiye etmek istiyorum size ''Bir Türk Ailesinin Öyküsü''...Bir anı bu kadar mı güzel anlatılır.Hem sıcak hem gerçek,Kişiler yaşananlar bizden öyküler hiç sıkmıyor sizi şimdi ne olacak diye merakla bekliyorsunuz..Azıcık konusundan bahsedelim efendim şimdi Bir Türk Ailesinin Öyküsü, 1908 doğumlu İrfan Orga’nın, annesinin 1940’taki ölümüne dek uzanan anılarını konu alıyor. Fazla söze gerek yok aslında okuyun bir ailenin başından geçen gerçekçi hikayeyi soluksuz bir şekilde sanki film izler gibi takip edin :)

22 Şubat 2009 Pazar

İyiki doğdum!




Günaydııııııııın!bugün tee kaç yıl önce olduğu gibi Ankara'da deli gibi kar var gerçi o zaman yani benim doğduğum gün Sarıkamış ta oturmaktaymışız ama olsun kar var ya o bana yeter doğum günümde en sevdiğim hava hareketinin;karın olması kadar süper bir şey yok çünkü:):):)Büyüyorum zamanla eşek kadar oluyorum kafama takılanlara şimdi gülüp geçiyorum daha az üzülüp daha çok gülüyorum daha çok sevip daha az nefret ediyorum herşeye rağmen iyiki doğmuşum ben :DAilemin neşe kaynağı olmuşum:D:D

18 Şubat 2009 Çarşamba

Aptal!

Dün annemi hastaneye götürdüm.Daha önceden randevu alıp 15 günde bir bağlanması gereken yeni bir ilaca geçti.Dünde randevu saatinde hastanedeydik otruduk hemşirelerin gelmesini bekliyoruz.Karşımızda bir bayan çok şık.Giyimi makyajı saçı başı hem temiz hem uyumlu hemde asil.Annemi hafiften dürttüm kadını(bu aşamadan sonra bayan değil kadın oldu daha kaba ya :) ) gösterdim.Annemde görsel hafıza müthiştir ''galiba babanla eşi doğu'da beraber çalışmışlardı'' dedi.Tam o sıra kadın anneme ''ben sizi bir yerden tanıyorum '' dedi ve muhabbetleri başladı.Annem yolculuklarda,hastanelerde,banka sıralarında vs vs böyle yerlerde insanlarla hemen bir kaynaşma potansiyeli taşır:)Ben hemşireye bakmak için çıktım geldim ki ohoo sohbet koyu.Hastalık ise aynı ama belli annemin 91 yılından beri devam eden rahatsızlığını kadın 2-3 yıldır çekiyor.Kullanılan ilaçlar şunlar bunlar derken anlatmaya başladı kadın işte ben spor yapıyordum şişmeler oldu elimde ayaklarımda tendomlar dedim spor yapmaya devam ettim inadına deli gibi spor yaptım (bu arada annem şok geçirmiş gibi kadına bakmakta..)baktım hala şişti yine yaptım,hsporumdan ödün veremezdim vs vs anlattı da anlattı.Gelelim tepemi attıran kısımaa..Anneme döndü iğnenizi kim yapıyor dedi annemde benim yaptığımı ama artık vücudunun iğneye alıştığını söyledi o nedenle yeni ilaca geçtik dedi ki kadın o an delirdi.Vay efendim bende aynı iğneyi kullandım ,ben zayıfım ama siz çok kilolusunuz ben hiç almadım (gerizekalı kadın sen kortizon kullanmıyorsun da ondan ) o kadar kilolu olmayı asla kabullenemem (niye benim annem kadın değil mi? )doktora söylerim,spora devam ederim siz niye yürümüyorsunuz (çünkü annemin her iki diz kapağıda ancak iğnelerle açılabiliyor;gerzek!) hem ben bitki çayları içiyorum ayvalıktan özel otlar getirttim,yeşil çay içsenize hem belki kilo verirsiniz (tabii annemin derdi bu zaten taş gibi olmak tövbee...),hayret ellerinizde bozulma olmamış bende azıcık oldu ama olsun kilo olmasın o olsun.Kadın saydıkça annem gülümsüyo ama anladım ben suratından dedim ki ''hanımefendi kimse kilo almayı istemez ama aklı çalışan her insan 18 yıldır aynı ilaçları kullanan hastanın kilo alabileceğini anlar üstelik bazen bazı kadınlar bunu da dert etmez;en azından kendine birazcık güveni olanlar''dedim.Baktı bana sadece.Kalktık.Annemi alıp kliniğe yatırdım.
Bazen insanlar gerçekten çok acımasız eleştirilerde bulunabiliyor..

15 Şubat 2009 Pazar

bu kız kim ki :D

Günaydıııın :) Doğum günüme tam tamına 1 hafta var:) bu yıl içimden kutlama yapmak gelmese de bizim cadıların bana pasta keseceklerini biliyorum eh malum doğum günü olunca düşünülmek sevginin kendisine aktarılmasını istiyo insan :)
bu yazının amacı hani belki biri girer ''yanlışlıkla'' okur da ay bu kızın neye ihtiyacı varmış der :))
şimdi eğer 1 hafta sonra başka kızın doğum günü olsaydı bende o kızı tanısaydım derdim ki bu kızın kulaklığa ihtiyacı var kendisininki pek garipleşti anlamsızlaştı :)) sonraa bu kızın (bu kısım aile fertlerini ilgilendirir) pembiş veya kırmızı tonlarında bir adet telefona (kapaklı tercihidir) ihtiyacı var:))Bu kızın bozuk para cüzdanının kenarı kopmuş ona güzel sevimli bir cüzdan almalı ve bu kız takı küpe vs hastası şöye güzelinden bir bileklik alsak ne de mutlu olurdu.. diye diye içimden geçirirdim yani şahsen :)))

14 Şubat 2009 Cumartesi

Aşk ptırcıkları;sevgi kelebekleri,duygu coşkunluğu vs vs...


öhöm öhö...

Sayın ve bir o kadar sevgili blog ve takipçileri..Malumunuz 14 şubat adı altında sevgililerin zamkla yapışmış halde dolanmalarını gerektiren bir adet günü bugün yaşamış bulunmaktayız.Ben bizzat kendim pammuk olaraktan bu güne uzun zamandır gıcığım var..Sevgilim varken de vardı hala var.Ben sevginin tek bir güne sıkıştırılmış klasör muamelesi yapılmasına gıcığım..Mesela bugün allahım yarabbim her yer-alışveriş merkezlerinden sokaklara kadar-siyam ikizleri gibi dolanan çiftlerle doluydu..azıcık kıskanmış olabilme ihtimalim tabii ki var ama yinede 14 şubat mantığıma aykırı..Bugün tunalıda yürürken önümde milyonlarca çiftten sadece bir adet örneği ve ben yürüyoruz,onlar sevgi pıtırcıkları şeklinde ben olabildiğince yalnızım ama gururluyum edasıyla...neyse yağmur başladı o da arttı işi doluya çevirdi çivi gibi başıma başıma iniyo nasıl ben bir yer bulayım diye düşünürken önümdeki kızın tiz sesini duydum ''ayyy ayyy aşkooom nasıl da romantik dimi?'' e yuh yani yahu beynine beynine orda dolular iniyo kar olsa neyse yağmur olsa hadi tamam romantik anların vazgeçilmez unsuru ama o dolu bacım dolu hani can yakabiliyo zavallı çocuk sadece kafa salladı bende sağa sinyal verip uygun bir yerde 14 şubat için sanki sokağa fırlamış insanları aaa pardon sevgi keebeklerini izlemeye koyuldum..

kıssadan hisse:Sevginizi 14şubatta birileri bu tariihi seçti diye yaşamak yerine ya da bu gnlerde ne yapsam diye yırtınmak yerine hep göstermeniz daha doğru bana göre.Hem yıldönümleri ve doğum günlerinin yeri anlamı manası daha ayrı daha özel:)

12 Şubat 2009 Perşembe

Sen benim prensesim:))









Türk filmi kader arkadaşım;annneeeeeeem (haykırarak :) );sütçüoğlum;her bir şeyim'e;


Seninle olan ilişkimi üç beş satıra sığdırabilmek kolay değil.Sana olan duygularımı,benim için ne kadar önemli olduğunu her şeyden önemlisi benim kalbimin içinde en önemli noktalardan biri olduğunu kolay anlatmak zor;çok zor..


Ben seninle tanıştığım gün için kendimi öyle şanslı hissediyorum ki ne ara nasıl ne zaman nerde bu kadar canından ve canımdan parçalar olduk bilemiyorum..Seninle yaptığımız her şey ayrı.Gözümden,dudağımdaki tebessümden ya da suratımın anlık bir ifadesinden ne demek istediğimi;gülerken içimde ne fırtınalar koptuğunu senden iyi anlayan var mıdır tartışılır..Hep yanımdaydın haklı olduğumda haksız olduğumda hep benimleydin hep arkamdaydımn hep senin minik bedenine inat kocaman yüreğini hissettim.Delilik yapmak istdim sağıma döndüm ordasın ağlamak istedim kollarımı açtım önümdesin gülmek kahkaha atmak istedim dibimdesin...Dostumsun dedin yetmedi kardeşimsin dedin yaptığım hatalarda abla gibi önce azarladın sonra dayanamayıp sarıldın zaten yapmazsan sen olmazdın :) En sevdiğimiz sadece bize özel olan şeyi yaptıktan sonra sokaklarda güle güle konuşa konuşa yürümemizi;sırf ben seviorum diye bana hep kestane almanı; benim moralim bozuk diye kendi için kan ağlasa bile beni defalarca bıkmadan usanmadan dinlemeni,yazın bindiğimiz garip alette hayatım boyunca hiç gülmediğim kadar beni güldürmeyi başarmanı ve neredeyse karnıma kramplar sokacak kadar kahkaha attırmanı;ailemden bir parça olup gittiğimde gözümü arkada bırakmayacağını,saatlerce hiç usanmadan beraber tarihsel olayları tartışabilmeyi ve bunun bana verdiği mutluluğun en yüksek seviyede olduğunu,planlarımı ilk sana açıklayıp rahatlamayı,başka biri yaptığım bir şeyi yapsa onu çok güzel azarlayıp aynını ben yapınca mantıklı sebepler aramanı,mutlu olmamı mutlu olmandan daha çok istediğini bilmek ve bunların üzerine daha milyonlarca şey ekleyebileceğimin bilincinde olmak şükretmek gerektiğinin kanıtı:) Sen bana insanları yargılamadan sevmeyi,önyargılı olmamayı herşeyden önemlisi kin tutmamyı öğrettin..Çünkü ben senin koruyup kollaman gereken bir varlıktım :)


İyiki doğmuşsun yoksa çok ama çok ama en çok bak gerçekten çok büyük bir kayıp içerisinde yaşar giderdim .Öncelikle başarılı çalışmaları için Yasemin teyzeme ve İsmail amcama teşekkür ediyorum:)) sonra gel gelelim sana hayatımdan çıkmanı istemiyorum 2 yıl ayrı kalcağımızı bilsem de cam i açıp benimle olacağını biliyorum.Koşa koşa bana sarılıp o an tamda istediğimin bu olduğunu ve yine o anda ağlayabileceğimi adı gibi bilen başka birinin olamayacağını da biliyorum :))


Seni Çok Seviyorum.


sevgilerle kocaman öpücüklerle;

hayatındaki virüs,pammuk;haaacer;şükran :))



not:mesaj atmak istemedim sana burada olsun buradan oku ölümsüz olsun istedim:)

11 Şubat 2009 Çarşamba

benden size ödüüül :)))


Şimdiii eve bi geldim ki 3 ayrı çook sevdiğim blog sahibi tatlı güzel kızlar beni ödüllendirmiş:)) merve me gizoşuma ve lalime çook teşekkür ediyorum.Bende 7 kişiyi seçmeliyim takip ettiklerim ödül vermek istediklerim çoğu kişi çoktaaan ödüllendirilmiş bende diğer ödül almayan kişilere vereyim de tam olsun herkes mutlu olsun benim şu an kabardığım gibi kabarsın :)))

ne sevimlilerr









Günaydııııın!ben döndüm:))
hazır nişan düğün vs ile ilgilenmekteyken çook beğendiğim gelin damat cake toppers ları size de göstereyim dedim :)))
not:düğünlerle ilgili çok hoş şeyler buldum bir ara üşenmeyip çiçekli böcekli süslemeleri de eklicem :)

05 Şubat 2009 Perşembe

Kısa kısa...

Sevgili blog;

Bil bakalım ne oldu?Tam da düşündüğüm şeyler başıma gelmeye başladı.Öncelikle misafirleri gezdirme telaşı içersinde dükkanların vitrinlerinde gözlerim kaldı.Adımlarımı özellikle dükkan önlerinden geçerken yavaşlatmama rağmen bana mısın demeyip sürekli gezmek isteyen sayın İspanyol ailesinden de pek haz etmedim o ayrı bir sorun =).İyi insanlar belli ancak İngilizceyi iyi bilmemeleri nedeniyle pandomim sanatçıları gibi hareketler yapa yapa gezinmek pek de güzel bir durum değil.İstanbulda oturan blogger insanları sokakta garip hareketler yapıp 3 metrelik damadın babasına çeşitli anlatımlar yapan biri görürseniz o benim işte=) koşun gelin yanıma hiiç çekinmeyin =)Daha neler neler görüp gezmek isteyen ben sanırım şimdilik bu hayallerimden vazgeçicem...

Çenesi sürekli çalışan pammuk!

02 Şubat 2009 Pazartesi

İstanbul aç bakayım kollarını :)

Sevgili blog;
Biliyorum ki beni özliceksin bende seni çok özlicem şu birkaç gün içersinde hayatımda yolunda gitmeyen bir iki olayı da hallettikten sonra içim rahat bir şekilde İstanbul'a gidiyorum.Bol bol gezicem falan diyemicem malum nişana gidince hep o telaşla hareket ediliyor ancak bu sefer durum azıcık farklı olacak gibi.Damadın ailesinin İspanya'dan gelmesi nedeniyle hafif çaplı turist rehberi görevi bana yıkılmış durumda.Artık beraber gezer öğreniriz.En son 7-8 yıl önce gezmiştim tarihi yerleri.Bende bir tekrar etmiş olurum :) Yinede kafama göre gezememek içimi daraltıcak gibi görünmekte.Olsun İspanyol bir aileyle 1 hafta pek fena sayılmaz idare ediveririz bir iki kelime de kaparım hemen:))
neyse blog sana bol bol fotoğraf çekerim artık Ankara'da olmayan mağazaları da gezerim belki vakit ve fırsat olursa(umarım).Blogcum sende burda beni bekle hadi canım benim kal sağlıcakla:))
Pek bir sevimli pammuk!
not:Blogcum tüm tatlı blogger insanlarını özlicem kendilerine iletirsen sevinirim :))
Related Posts with Thumbnails

ordan;burdan;şurdan..

Türkçe okumak az mı geldi;buyrun...